gözleri şiş morarmış hafiften koyu, uykusuz, uyku ister falan.
yastık 2 adettir, biri ince yumuşak, biri onun zıttı.
biri kollarında bi’ sevgili gibi sımsıkı, diğeri kafasının üstünde, dünya mı ters!
ters olan dünya, düz olan yastık.
düşünceler? onlar hiçbir zaman doğru olmadı, ayaklar. buz gibi ranza demirlerine sürtüyor. titredi, uyandı, uyumuş muydu ki ? en son ne zaman uyumuştu, belki de uyumuştu ama bilmiyordu, kafası çok sersem, evde ekmek yok, domates var.
kokusu var, burnumda hafif meşrep, hafif yok olmuşluk içinde, son sarılışında saçlarının içinde ölmüştü, soğuk dolmuşların yanında dibinde, pembe, sen bilirsin. kokusu var hala hafif hafif, ama bu oda kokuyu bitirmiş, yok. şimdi saçların olsaydı, onların kokusunda, yok olsaydık, ben ve tüm hücrelerim. uykusuzluğa kesin çözüm, sonsuz uyku..
düz olan yastık bu gecede seninle uykusuz kaldık, onsuz uykusuz kalmaya devam edecek, geceler aydınlığa çıkacak, sürekli, biz ancak böyle.
neyse. hariçten gazelciler diyelim. kendimden geçtim amma bir tek olamadım sen, sen benden vazgeçtiysen ne olsam nafile, sen benden vazgeçtiysen ölsem bile beyhude, dinle dinle. sar başa dinle.
şimdi, beni hayaller, seni rüyalar bekler, ikimizi sabahlar karşılar, ben seni daha rahatsız etmeyeyim daha fazla.

0 yorum:
Yorum Gönder