27 Şubat 2014 Perşembe

hisler üstü

baktı ki anlatacakları çok tanıdık da çıkınca elbet anlatacak, tanıdık da derken samimi. Açar içini, açar denizler gibi, nehirler gibi konuşur, karşıdaki takar mı bilinmez, ama o anlatır, dertler çığ içinde zor tutulur koca parçalar halinde, susamaz, parçalar bütünleşir, dışarıda, kelimeler de tek tek bütün, ama ne bitmezmiş dertler, demişler derya hani aynı o biçim. sever gönül delicesine, kimilerini, birilerini, farklı kişileri, insanın içi mi yoksa sözleri mi çelişkilidir, kendi de bilmez, kimi sever gönül, kimi ister bu can bilmez, aldanır mı, aldatılır mı bilmez, gözleri mi güzel sözleri mi güzel ne bilir, kim bilir neyi bilir bilmez işte, sever sever unutmak mi için mi sever bu yürek yoksa can-ı gönülden bir aşk ile mi meşk eyler sevdiğini bilinmez, bilir ki ne leyla olur ondan ne şirin, ne ferhat olur kendisinden ne mecnun! o kendi çöllerinde, aşılmaz dağların göçüp giderken içinde sonsuz bir yalnızlığa, sever ümitsizce, hayallerinde kurar edepsizce, yapar, eder istemsizce susar ama konuşur ağzı, ama yürek hiç ötmeyen bir bülbül gibidir, altın kafeste özgürlüğünden uzak mı uzak bir bülbül gibidir, kimsesizdir, sessizdir, dertler dağ, dertler derya iken tek kelime edemez, işte o bülbül, işte o derdini anlatamayanlar, hiç anlatamamışlar, boş bankları bekleyenler, boş sokaklarda boş sokaklarda evet, oralarda aranırken, neyi aradığını bilmeden elbet, susalım da sessizlik konuşsun biraz.
Categories: , , ,

0 yorum:

Yorum Gönder