19 Şubat 2014 Çarşamba

Gecenin samimiyetiyle

Şuan ne yaptığımı, ne yapacağımı, ne yapmış olduğumu bilmeden karanlığın içindeki hafif aydınlığa bakıyorum. Sanki aydınlık benim, benim dünyam, benim hedefim. İnsanlar, garip olan insanlar. Gülüyorlar ama çok fazla gülüyorlar. Belki de aslında ağlıyorlar ama birer makyaj gibi saklıyorlar ağlayışlarını. Çünkü ağlamak çaresizliktir? Değildir! Bakıyorum aydınlığa aslında sıkışıp kalmış birini görüyorum. Özgürlük sıkıntısı içinde insanların ne oldukları, ne yaptıkları, görüşleri içerisinde sıkışıp kalmış gerçeklikleri görüyorum. Bu beni rahatsız ediyor? Cahil olmak mıdır en iyisi? Galiba evet, bu soruya hayır diyen hala gerçekliğin acı yüzü ile karşılaşmamış olan mıdır? Bu soruya da evet demek sanırım çok yanlış olur. Ama öyle gibi duruyor sanki. Acı çekiyorum gerçekler yüzünden ama kabullenemiyorum da onları bir savaşın içerisindeyim kazanan kim olacak ? Bilinmez, belki de bilinir ama işte hep belkilerle. Bir kesinlik yok bu işte, her işte de olmadığı gibi. Nasıl olduğunu bildiğimiz şeyler, ne olduğunu bilmediğimiz şeylerden daha çok acı mı verir ? Bilmediğimiz şeyleri isteriz, arzularız. Peki bildiğimiz şeyler? Onları kaybetmek daha mı acıdır? Onları ne pahasına sürdürmek mi? ışıklar, kapanıp sönüyor. Bir saat gibiler. Atıp, geri atıp, ileriye. Biz neyi kazandık aslında? Aydınlık git gide büyüyor muydu? Yoksa küçülüyor mu? Bu gözler karanlığa alıştı mı ki aydınlık çok aydınlık gelmekte o saf gözlere? Bizi ne mutlu ediyor böyle karamsarlık dolu, ölüm dolu evrende? Peki neye göre aşık oluyoruz imkansızlarımıza. Saçlarına mı yoksa o gülüşlere mi? Peki biz neyi istiyoruz gerçekte ? Onu mu, onu yerleştirdiğimiz dünyayı mı? Biz gerçekte neyi seviyoruz? Gerçekte neye aitiz? Neyi tarafındayız ? Yoksa ortadayız mı ? Ortada olmak en güzeli olabilir mi ? Yaşamın ortasında olmak ? Yaşamın ortasında olmadan onun ne olduğunu nasıl bilebiliriz? Aslında neyi biliyoruz da böyle konuşuyoruz? Hayat çelişkilerin içinde var olmaya çalışan doğrular gibi, doğruların içinde yok olan yanlışlar gibi, aslında hayat …
Categories: , , ,

0 yorum:

Yorum Gönder